Kayıtlar

bediüzzaman eğitimi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

BEDİÜZZAMAN SAİD-İ NURSİ VE NURCULUK -3

Projenin şekilsel diğer özellikleri ise: Öğretim üyelerinin hem maddi ve hemde manevi alanda yetkin olmalarını istemektir.Özelliklede birbiriyle ters düşen değil, birbirini tamamlayan özelliklerinin olması istenilmektedir. Öğretim üyelerinin  bir kısmının yerel insan kaynaklarından temin edilmesini ön görmektedir.Bu fikrin iki gerekçesi vardır:İlk olarak yerel toplumla iletişim kurmak için aracı insan gücüne duyulan ihtiyacı karşılamak, ikincisi ise bu tür okullara tepki değil, destek bulmaktır. Öğrenci kaynağını hem yerel toplumda yerel toplumda hemde üniversitenin hitab etiği o geniş coğrafyada karşılanılması düşünülmüştür. Maddi kaynakları olarak ise vakıf öncelikli düşünülmüştür. Bediüzzamanın projeyle esas amacı: İslam alemini cehaletten kurtarmak ve yenilikleri açmaktır. Eğitimi Doğu anadoluya sokmak O dönemde anlaşılmaya çalışan Meşrutiyet ve Hürriyetin öneminin kavranmasını sağlamak Toplumun aydınları olan dönemin Kürt ve Türk alimlerinin aydınlatmak işine devaml...

BEDİÜZZAMAN SAİD-İ NURSİ VE NURCULUK -2

Bediüzzaman Said Nursi Hakkında bir önceki yazımızı bu linkten Bediuzzaman Said Nursi Ve Nurculuk 1  okuyabilirsiniz Avrupa’nın aydınlanma sonrasındaki gelişmeleri,Osmanlının ortaçağ egemenliğine son veren girişimleri Osmanlılarda,özellikle de eğitim anlamında yanlış yapılanmalarına neden olmuştur. Bunu şununla örnekleyecek olursak,Osmanlı’nın yeniliği eğitim alanında değil de yalnızca askeri alanda gerekli gören bir bakış açısı Osmanlıları yıkılmaktan kurtaramamıştır.Osmanlıların son dönemleri eğitim çatışmalarıyla doludur. Bu çatışmalar da mektep,medrese ve tekke arasında cereyan ediyordu. Bu sırada Said Nursi ise eğitim reformlarıyla ilgili görüşlerinde ısrarlı olup medrese,mektep ve tekke arasında olan çatışmalara çözüm öneriyordu. Çözüm ise fen ve din ilimlerinin birlikte okutulmasıydı. Bunu şu sözleriyle ifade ediyordu: “Vicdanın ziyası ulum-i diniye; aklın nuru fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacı ile hakikat tecelli eder. O iki cenah(kanat) ile talebenin himmeti(gayreti...

BEDİÜZZAMAN SAİD-İ NURSİ VE NURCULUK -1

Öncelikle bu konuya giriş yapmadan önce din olgusuna da değinelim. Çünkü inançlar kişiler ve toplumsal kurumlar üzerinde yoğun etkiye sahiptir. Din en genel anlamında sosyal bir kurum olarak tanımlanmaktadır. Toplumsal kurumlar arasında belki de karmaşık bir yapı olarak karşımıza çıktığı gibi,dünyada pek çok yapı arasında ilk olarak fark edilen  en güçlü ve en yaygın bir kurumdur . Çünkü insanlığın ilk başlangıcından bu yana ve hala da devam eden bir sistemdir .İnsanoğlu ilk çağlardan bu yana kendinden üstün olduğu ve üstün kabul ettiği varlıklara inanma ihtiyacı duymuştur.Bu kimi zaman bi ateş kimi zaman farklı varlıklar olmuştur. Sosyolojik açıdan bakıldığında din toplumsal bir ihtiyaçtır ve toplumların örgütlenmeleri dini zorunlu kılmıştır. Böylece animistik ve çok tanrılı inançlardan tek tanrılı düzene geçilmiştir.’’ Yaşanan hayatın niteliğini tayin etmede önemli olan toplumsal çevrenin pek çok unsuru içinde din kesinlikle hayati öneme sahiptir. Dini değerler,dini normlar özet...