Yol sohbetleri, kısa muhabbetler
Otobüste geçiyor ömrümüz oradan oraya sabahtan akşama, akşamdan sabaha işten eve, evden işe... Dershaneler cabası arada birde sınavlar oluyor. Askerliğimi özler oldum nedir? :) Sabah erken kalkardık ama işyeri hemen elimizin altındaydı (yani katımızın hatta yatağımızın altında) kamuflajı giy, postalları bağla, parkayı al sırtına, palaskayı tak, bere zaten yapışmış başımıza, sakal traşlı, eller nemli, tırnaklarda kesikse oh ilk iş sıcak çay ve bayat poğça (yada poca kim ne diyorsa işte) her şey güzeldi. Bir özgür değildik vesselam bu sıkıyordu canımızı sadece bu... O denli bağlanmışki haklarımız unutur olmuşuz, tam bağımsızlık ancak mali ve ekonomik bağımsızlıkla kazanılır. Yani astların her yerde var diyordu bu söz, üstlerinde öyle o vakit ne yapmalı bir tek üst seçmeli insan yani en büyük olanı seçmeli. Öyle saman alevi gibi hızla parlayıp efendim holdingler kurup, sonrasında eline gözüne bulaştırıp batırmayacak, bir yarattığı düzen o isteyinceye kadar devam edecek ki bitti dediğind...